anasayfa

             ŞERREFSİZ ILGAZ MAFYASI

             Ilgaz Mafyasını Tanıyalım

      Şenol Ilgaz'a Şişeyi Kim Soktu?

   Eskişehir'deki Vergi Kaçakçılarımız

  Eskişehir'de Adalet Rüşvetle İşliyor

      Hain Dolu Şehrimize Hoşgeldiniz

          Eskişehir Valisi Tutuklanmalı

        Eskişehir'in Antika Kaçakçıları

       Eskişehir'in Toprak Altı Hazine

  Fethullahçı Sahtekar Burhan Sakallı

           Büyükerşen Rüşvetten Yırttı

      Eskişehir Valisi Hainlerin Kuklası

         Yağmalanan Frig Höyüğü İşte

      Ilgaz Mafyasının Kaçak Villaları

      Büyükerşen'in Zamazingo Kitabı

   Asrın Rüşvetçisi Hırsız Büyükerşen

 Kaçakçılık Şubesi Kaçakçılık Yapıyor

  Eskişehir Başsavcısı Azılı Bir Hırsız

               Hakim Sahtekar Olursa

     Cemalettin Sarar Neyin Peşinde?

               İşte Şerrrrefsiz Albay

     Eskişehir Valisi, Tayyip'in Valisi

      Subay Orduevi Çökerse N'olur?

   Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi'ne

  Esk. 1. Asliye Ceza Mahkemesi'ne

    Esk. 1. Sulh Ceza Mahkemesi'ne

    Esk. 2. Sulh Ceza Mahkemesi'ne

                      Sahtekar Berrin

    Esk. 3. Sulh Ceza Mahkemesi'ne

    Esk. 4. Sulh Ceza Mahkemesi'ne

   Esk. 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne

            Hakim Nevin Bal Bir Hain

Eskişehir Başsavcısı Görevini Yapmıyor

      Hain Başsavcı Şimdi Trabzon'da

          Rüşvetçi Savcı Hasan Gönen

           Ilgaz Mafyasına Mektuplar

        Büyükerşen ve Rüşvetçi Hakim

         Büyükerşen'in Yasadışı İşleri

     Eskişehir Valisi Suçluları Aklıyor

              Büyükerşen'e Mektuplar

       Eskişehir Adliyesinde Skandal

                  Eskişehir'de Adalet

                         İşte Rüşvetin Belgesi

      Sahtekar Rüşvetçi Ayhan Boyer

                    Tayyip'in Vergi Adaleti

    Adli Tıp  Sahte Rapor Düzenliyor

 Hakim mi, Cellat mı? Siz Karar Verin

                     Vah Memleketim Vah...

   Rüşvetçi Büyükerşen'e Harbi Soru

             Bu Bir Cinayet İhbarıdır

      Eskişehir Valisi Yalan Söylüyor

      Adalet, Adalet Olmaktan Çıktı

           Adalet'e Bak, Hizaya Gel

             Adam Değilsin Be Moruk

        

      

 

 

 

 

 

 

                            ESKİŞEHİR VALİSİ,

         HAİNLERLE DOLU  ŞEHRİMİZE  HOŞ GELDİNİZ…     

             Sayın Mehmet Kılıçlar, 

            Öncelikle şehrimize hoş geldiniz.

             Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a çok yakın biri olduğunuz için özellikle Eskişehir’e tayin edildiğiniz söylenmektedir. Devletimizin her yöneticisi başımızın tacıdır. Yeni görevinizde başarılar dileriz.

            Sayın Vali,

            Şehrimizde hüküm süren yasadışı işlerden haberdar edildiğinizi sanmıyorum. Sorumlu bir vatandaş olan “Vatandaş Kenan” siz Sayın Vali’yi bilgilendirmeye hazırdır. Zaten bu yasadışı işlere el koymak ve gereğini yapmak görevinizdir.

            2004 senesinin başından bu yana, tam 5 senedir, Eskişehir’in kanını emen AKP kurucusu vampirler sürüsüyle mücadele etmekteyim. Bu vampirlerin kim olduğunu yardımcılarınız size anlatmazlar, hatta kapınızda özel kalem müdürünüz iki yüzlü Mehmet Aslan da anlatmaz. Çok iyi tanırlar fakat anlatmazlar. İşte bu vampirlerin kim olduğunu şahsımdan öğrenin istedim. İşte tescilli vampirlerimiz:

               1. AKP'li Şenol Ilgaz: Evli kadınları parayla kandırarak kendine "metres" yapmakla ünlüdür. İspatlıdır. Bu hainin hobisi kadın, fobisi Kenan'dır. İki adet cinayeti vardır. Mafya şirketinin başıdır, tüm işleri yasadışıdır. 300 bin YTL harcayarak ve AKP'li delegelere rüşvetler dağıtarak, sahte ruhsatlı 35 kaçak villasına ruhsat alabilmek için   2002'de Murat Mercan'ı millete "vekil" eyleyen bir sülüktür. Vergi vermeyi hiç sevmez, zaten vermez. Rüşvet yiyeni ve hırsızı çok sever. Çalıştırdığı işçilerini "eşeği" gibi kullanır, sonra da parasını ödemez. "Eşek işçileri" de Şenol Ilgaz'ı önce kireç çukuruna atar, sonra da alıp dağa kaldırır,  münasip yerine şişe sokarlar.


              
2. AKP'li Mustafa Ilgaz: Mafyanın 2 numaralı babasıdır. Hobisi de, fobisi de yoktur. Ot gelmiş ot gitmektedir. İşi gücü, dini imanı paradır. Sahtecilikte üstüne yoktur. Yılmaz Büyükerşen'e yedirdiği milyon dolarlar karşılığında "sahte ruhsatlı" lüks villaları inşa eden Palet Ltd. Şti'nin sahibidir. 2005 Haziran ayında, "maşaları" Murat Mercan sayesinde TBMM'de sahte ruhsatları inşaat ruhsatına dönüştürülmüş olsa da, yaptığı 35 lüks villanın yakında yıkılacağını bilir. Mafya dünyasında "Baron" lakaplı bu şahıs Osmangazi Üniversitesi'ni talan eden, sahteciliklerle vurgunlar yapan, yaptığı binaların yüzde ellisi hileli olan biridir.

 
              
3. AKP'li İsmail Ilgaz. Aslında "zavallı" biridir. Hobisi küfür, fobisi Kenan'dır. Kulağının kesileceği günü sabırla bekler. Metres düşkünü babası yüzünden başına gelmeyen kalmamıştır. Babası yüzünden, Dilek İnşaat Mafyası İsmail Ilgaz'ı otomobille ezik ezik ezmiştir. AKP'nin "meclis kurucu üyesi"dir. Yalancı, sahtekar ve alkoliktir. Uyuşturucu kullanır. Ilgaz mafyasında Audi ve Volkswagen servisinden sorumludur fakat alakası yoktur. Milletvekili Murat Mercan'la beraber, şirketin yasadışı işlerini "yasal" hale getirmek için uğraşır. Kabadayılığı ve tehditi çok sever. Sahtekarlıkta ve küfür etmede  üstüne yoktur. Gün görmemiş tehdit ve küfürlerinden örnek verecek olursak: " "Sen hamsalaksın götoğlan." ,  "Aç dinle korkak pezevenk." ,"Senin de sonun böyle olacak hamsalak.", "Vilayet meydanında götüne sokarım.",  "Sende sike sürülecek akıl yok." ,  "Kalan aklını da yakında alacaklar.", "Ananın amına taşı sümüklü", "Ananın amında babasına göt vermiş sümüklü", vs... Utanç içinde okuduğunuz bu küfürlerin sahibi takke giyip namaz kılıyor, 222 isimli restauranttan çıkmıyor, ortağı olduğu BUDA BAR'ın müdavimi... Üstelik bir AKP'li... AK PARTİ'nin kurucu üyesi... Çok şükür cinayeti yok. Fakat her an cinnet geçirebilir. Tabii babası yüzünden... 

                
             
  4. AKP'li Mehmet Ilgaz: Ayyaşın biridir. Viskiyle havyarı, bir de siyah BMW'sini çok sever. Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü'nü haraca bağlamıştır. Şirketin "hırsızlık" ve "tokat" işinden sorumludur.  "Sarı Memed" lakabıyla "mafya dünyasında" ünlüdür. Allah'ı, Kitab'ı ve bir de babası metres düşkünü Şenol Ilgaz'ı tanımaz. İncesinden bir adet cinayeti ve  müthiş bir silah koleksiyonu vardır.  Ortak olduğu kendi şirketini soymanın yollarını arar ve işçileriyle birlik olup soyar. Beyin özürlü lüzumsuz biridir.

 
            
  5. AKP'li Asım Çınar: Mafya içinde geri planda bulunur ve rüşvet vermede üstüne yoktur. "Çınartaş Ltd." adıyla başka (medikal) ticari işlerde de bulunur ve tüm yasadışı işleri kitabına uydurur. Ilgaz mafyasının ortak olduğu BUDA isimli BAR'a  "extacy" sağlar, bu ticaretten müthiş gelir elde eder. Gençlerimizi zehirleyen bu şahıs ülkemizin geleceği  adına tehlikedir.

 

              Kamu makamlarına  rüşvetler dağıtarak her türlü yasadışı işi yapabilen, 1. dereceden korunması gereken sit alanlarını yağmalayan, Eskişehir Kaçakçılık Şube Müdürlüğü ekipleriyle suç birliği yaparak  tarihi eserleri yurt dışına kaçıran, Frig antik şehri üzerine sahte ruhsatlarla 35 adet lüks villa inşa eden, devletin bankalarını hortumlayan, üç adet cinayeti olan, kamu makamlarından hırsızlık yaparak müdürlerle ve amirlerle bölüşen, uyuşturucu ticaretini yasal hale getiren, sahteciliğin her türlüsüyle rekorlar kıran, evi kadınları parayla kandırarak kendilerine metres yapan, kısacası her tarafından pislik akan ILGAZ soyadlı AKP kurucusu bir ÇETE ile mücadele içindeyim.

             Sayın Vali,

             Yukarıda sıraladığım yasadışı işler belgelidir. Yapanlar AKP kurucusudur. Bu çete Başbakanımız Recep Tayip Erdoğan’ın canı-ciğeridir.  Başbakan, kariyerini karartmak pahasına, işte yukarıda sıraladığım vampirler sürüsünün belgeli cinayetlerini örtbas etmiştir. Vah memleketim vah…

             Görevinden alınan Vali’miz  Kadir Çalışıcı ve Emniyet Müdürü’müz Savaş Yücel’in bilgileri ve destekleriyle, işte bu pislik işleri ortaya çıkardım. Fakat adaletimizin emrindeki savcılar ve hakimler tarafından linç edildim. Defalarca terörist muamelesi gördüm. Nezarethanelerde ve cezaevlerinde gezdirildim. Eskişehir savcıları tarafından iftiraya uğradım. Hangi bir savcının adını sunayım? Başsavcı başta olmak üzere hepsi… Suç birliği yaptılar ve yasadışı işleri belgeli bir çeteye yardım ve yataklık ettikleri gibi, tarihi eser  kaçakçılık işlerinde suç birliğinde bulundular. Satın alınan hakimler tarafından şahsıma 8 sene hapis cezası yağdırıldı. Sayın hakimlerim: “Sen vatandaşlık görevini yapıyorsun, fakat bu ülke için değmez, düzene uymazsan yerin cezaevi” diyerek hainliklerini sergilediler. Hakimlerimizin Yunan uyruklu oldukları konusunda şüphelerim başladı. Verdikleri cezalar Yargıtay’ımızca bozularak dönmeye başlayınca  bu ülkede Türk hakimlerin de var olduğunu hissettim. Demek ki ülkemizi henüz kaybetmemişiz. Allah onlardan razı olsun, şerefsiz hainlerin gazabından korusun.

             Sayın Vali,

             Ben terörist değilim. Ergenekoncu hiç değilim.  Beş senedir telefonlarım dinleniyor. Ailemin peşinde beş senedir karanlık insanlar dolaşıyor. En ufak bir lekemi bulsalardı, adaletimizin temsilcileri şahsımı cezaevinden çıkarmazdı. Üstelik hiçbir partinin borazanı da olmadım. AK PARTİ’ye 2002 seçimlerinde OY verdim. Recep Tayip Erdoğan’ı lider seçmiş sıradan bir vatandaştım. ILGAZ soyadlı pislik çetenin içinde bir buçuk sene çalıştım. Bir çok suçlarında şahsımı kullandılar. Kim olduklarını ve ne iş yaptıklarını tamamen öğrenip belgeledikten sonra, bu pislik çeteden zorla da olsa ayrıldım ve Başbakan başta olmak üzere ilgili tüm makamlara ihbarlarda bulundum. Başbakan Tayyip, yukarıda sıraladığım yasadışı işleri önce araladı, baktı ki pislik dolu, ısrarla kapatma yolunu seçti. Bu pislik işin içinde kimler yok ki: Milletvekilleri, Belediye Başkanları, savcılar, hakimler, çok sayıda müdürler, amirler, emniyet mensupları, iş adamları ve daha kimler… Saymakla bitmez…  Başbakan’ımın bu pislik işleri ısrarla kapatması sonrasında AKP’ye karşı tavır aldım. AK PARTİ artık benim için karamıştı, hatta Allahsızlar ve Kitapsızlar Partisi olmuştu.

           Sayın Vali,

           Eskişehir’in 2600 senelik tarihi Frigya Krallığı’nın antik şehri ve Frig Kralı Midas’ın mezarı, Ilgaz çetesince yağmalandı, çıkarılan tüm eserler yasadışı yollarla Yunanistan’a kaçırıldı. Bunlara bizzat şahidim. Kaçırılan tarihin değeri 10 katrilyon civarındadır. Bu yasadışı işlere Eskişehir Kaçakçılık Şube Müdürlüğü personeli bizzat karıştı ve suç birliği yapıldı. Büyük bir kısmından Müdür Mustafa Bey’in haberi olmasa da, sorumlu olduğu tüm personeli yasadışı işlere bulaştılar. Tarihi eser kaçakçılığı söz konusu 1. dereceden korunması gereken sit alanında 1993 senesinden başlayarak 15 senedir devam etmektedir.  Eskişehir Adliyesinde görevli tüm savcıların bilgisi vardır, rüşvetlerle susturulmuştur. Özellikle savcı Hasan Gönen, Ilgaz mafyasının yasa dışı işlerinin bir çok kısmına suç birliği yapmıştır, bir milyon dolar rüşvet yemiştir.  İfademin alınması gerekmektedir.

          2600 yıllık Frig Krallığı antik eserlerinin yağmalanması işine Eskişehir il Kültür Müdürü ve emrindeki personel de karışmıştır. İşte bu sebeple sayın savcılarım ve hakimlerim, kendilerinin de bulaştığı tarihi eser kaçakçılığının ortaya çıkmaması için şahsımı linç etmeye devam ediyorlar. Şahsıma ısrarla “deli raporu” aldırmaya ve kirli işlerden sıyrılmaya çalışan bu hainler, Türkiye Cumhuriyeti Adaleti önünde hesap vermek zorundalar. Şahsıma deli raporu aldırarak kurtulacaklarını sanıyorlar. Belgeler yüksek makamların elinde…

           Sayın Vali,

           Söz konusu 1. dereceden korunması gereken sit alanı üzerine, yani FRİG Antik kenti üzerine 15 sene içinde 35 adet sahte ruhsatlı lüks villa yapıldı. 2002 seçimlerinde Ilgaz çetesi, sahte ruhsatları yasal hale getirmek için kesenin ağzını açtı ve 300 milyar TL masraf ederek Hasan Murat Mercan isimli şahsı milletvekili seçtirdi. Bu milletvekili, seçimlerde kendi cebinden kuruş dahi harcamadı. Bu milletvekili, Ilgaz çetesinin emirleri doğrultusunda TBMM’de çalışmalar yaptı ve Başbakan’ı ikna etti. Hatta Başbakan’ın sağ kolu bile oldu. 2005 Haziran ayında yeni sit alanları kanunu yürürlüğe girdi ve 35 sahte ruhsatlı villa yasal hale dönüştürüldü. Oysa sadece kendilerini ve adaleti kandırıyorlar. Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni yasa, bu kaçak villaları yasal hale getirmez. Yeni yasamız “1. dereceden korunması gereken sit alanları umuma açık park ve bahçe olarak düzenlenebilir”  şeklindedir.  Ilgaz mafyasının yağmaladığı 1. derece sit alanında özel villalar vardır, kapılarında özel güvenlik vardır. Tam ortasından geçen  ve umuma açık olması gereken “Eski değirmen Yolu” hala barikatlarla kapalıdır.  Kısacası bu villalar yıkılmaya mahkumdur.

          15 sene içinde 35 adet olarak yapılan bu kaçak villaların yıkılmalarına gerekçe olarak gösterebileceğim iki konu daha vardır. Birincisi: 2004 Nisan ayında Eskişehir Valilik Makamı’na, 2004 Mayıs ayında Başbakanlık Makamı’na sunduğum iki dilekçem işleme girmiştir. İhbarlarım değerlendirilmiş, mektuplarla şahsım haberdar edilmiş, yapılan villaların yasadışı olduğu tesbit edilmiştir. İlgili makamlara rüşvetler dağıtılarak bir sene daha susturulmuş ve zaman kazanılmıştır. 2005 Haziran’ında da akıllarınca yasal hale getirmişlerdir. Beş senedir tüm ilgili makamlar, 3071 sayılı haklarımı çiğnemiş, dilekçelerime ısrarla cevap vermek istememiştir. Bu suçu işleyenler arasında Eskişehir Valilik Makamı, Eskişehir İl Kültür Müdürlüğü ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanları da vardır. 35 adet kaçak villa hala yasal değildir ve yıkılmaları gerekmektedir. Bir sene boyunca sesini çıkarmayan makamlara rüşvetin hesabı sorulmalıdır.

          Villaların yıkılması gerektiği konusunda ikinci sebebim: Tümilüsün (yani höyüğün, Kral Midas’ın mezarı)  hemen yanına yapılan villanın temeli açılmalı ve parçalanıp temele gömdürülmüş tarihi eserlerin ortaya çıkarılması gerekmektedir. Bu villa Şenol Ilgaz’ın oturduğu villadır. Villasını özellikle höyüğün yanına yaptırmıştır, başkalarının karıştırmasını engellemiştir. Bu höyüğün içini tamamen boşaltarak 10 katrilyonluk servetin sahibi olmuştur. Höyükten yüzlerce altın heykel ve binlerce çeşitli eşyalar çıkarılmıştır. Höyüğün tespiti, 15 sene önceki haliyle şimdiki hali arasında İl Kültür Müdürlüğü’nden tespit talep edilmesi, ayrıca bu sit alanının diğer parçası olan ve Fahri isimli bir şahısın ekip biçtiği sit alanında da inceleme yapılması ve rapor tutulması gerekiyor. Eğer siz Sayın Vali devletin Valisi iseniz, bunları yaptırmalısınız.

          1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren sit alanları yasalarının iptal edilmesi gerekiyor. Yağmacılara yağmalama yolu açılmıştır. Bir taraftan ülkemizin tarihini tanıtmak için milyonlarca dolar harcıyoruz, diğer taraftan yağmacı çetelere rant sunuyoruz. Milli servetler hiç bir şahısın tekelinde olamayacağı gibi, hiç bir mafyaya peşkeş çekilemez. 2600 senelik miras Eskişehir turizmine kazandırılmalıdır. Bu hepimizin vatandaşlık borcudur. Siz sayın Vali’nin bu Milli servete sahip çıkacağına inanıyoruz.

           Sayın Vali,

           İşte bu Milli servetlere sahip çıkmaya çalıştığım için hakimlerimiz ve savcılarımız tarafından linç edildim. Kendimi Yunan mahkemelerinde yargılanıyormuş gibi hissettim.  Oysa bu servetlere sahip çıkması gerekenler savcılar ve hakimlerdir. Sadece rolleri değişmişiz. Onlar yağmalatıyor, bir vatandaş olarak şahsım, yağmayı engellemeye çalışıyor. Adaletimizin geldiği noktaya bakınız. Utanıyorum…

           Sayın Vali,

           Belgelediğim üç adet cinayet var. Bu şehrin Başsavcısı da Hakimleri de şahsımın,  cinayetler konusunda ifade verme isteklerimi reddediyorlar. Ağzımı dahi açmama tahammül gösteremiyorlar. Demek ki öldürülenler Yunan vatandaşı…

           Sayın Vali,

           Subay Orduevi’nde kolon patlatıldı. Bunu ilgili tüm makamlara bildirdim. Patlatan çete, şahsıma iftira davası açacağı yerde dağ kanunları uyguladı. Şahsıma pusu kurdu, kafama silah dayadı ve “iftira ettiğimi” yazan bir belgeyi zorla imzalatmaya çalıştı. Bunu yapanlar AKP kurucusu bir mafyadır. Üstelik bu olay belgeli ve şahitlidir. Emniyet Müdürü’müzün de bildiği bu olay sonrasında karakola şikayetlerde bulunarak ifadeler verdim. Başsavcı Vekili Coşkun Mutluer bu ifadelerimi yırttı ve şahsımla alay etti. Bakınız bu da belgelidir. Subay Orduevi’nde yapılan sahtekarlıklar ve patlatılan kolonla ilgili Genel Kurmay’a ifade verdim. Genel Kurmay, “İhaleyi verenin Milli Savunma Bakanlığı olduğunu” belirterek sorumluluktan yırttı. Milli Savunma Bakanlığı olayları beş senedir karartıyor. Eğer Subay Orduevi çökerse, sorumluları internet sitemde mevcuttur. Bu önemli konuyu siz Sayın Vali’ye de iletiyorum, önlem alınmasını ısrarla talep ediyorum. Eskişehir deprem bölgesi içindedir. Konuyla ilgili bilgi internet sitemde ayrıntılıdır. Eskişehir Subay Orduevi Yunanlılara ait değilse, önlem alınması gerekmektedir. Eskişehir’de deprem kaçınılmazdır.

          Sayın Vali,

          AKP kurucusu Ilgaz çetesi, Emlakbank ismindeki devletimizin bankasını sahtecilikle soymuştur. Hortumun belgeleri şahsımdadır. Şahitim önceki Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer’dir. Bu dosya mutlaka açılacaktır.

          Sayın Vali,

          AKP kurucusu Ilgaz çetesi her yıl trilyonlar kazanır. Çoğunluğu yasadışı işlerden elde edilir. Vergi yerine rüşvet verirler ve bu işi çok severler. 2000-2005 seneleri arasında ne kadar vergi ödemişler, araştırınız. Eskişehir Defterdarı’na bu konuyu ısrarla bildirdim. Fakat Sayın Defterdar devletin vergisini tahsil etmemiştir. Yerine ne aldıklarını kendileri açıklasınlar…

          AKP kurucusu Ilgaz çetesi, kamu kuruluşlarından sahtecilik yoluyla hırsızlıklar yaptı. Faturalar şişirilerek kravatlı hırsızlarla bölüştüler. Osmangazi Üniversitesinin son rektörü hariç tüm rektörleri adalet önünde hesap vermelidir. Osmangazi Üniversitesi binalarının tamamı inceleme altına alınması gerekmektedir. Tüm inşaatlar  ihalesiz olarak Ilgaz çetesine verilmiş ve karşılığında rektörlere rüşvetler sunulmuştur.  Hilelerle yapılan binalar tamamen çürük bir vaziyette teslim edilmiştir. Büyükerşen ve Nejat Akgün dahil olmak üzere (son rektör hariç) tüm rektörler ağırlıklarınca rüşvet almışlardır.  Ayrıca TCK (Karayolları) Bölge Müdürü Nuri Akgül ile AKP kurucusu Ilgaz çetesi bir çok çıkar ilişkisine girmişler ve şişirilen faturalar devletten tahsil edilerek bölüşülmüştür. Özellikle Kütahya Yolu Fuar Kavşağındaki köprünün ihalesinden bitişine kadar tüm evresi incelenmesi gerekmektedir.  Sahtecilikle soyulan kurumlar: Eskişehir Organize sanayi Bölge Müdürlüğü, Eti Bisküvi, Odunpazarı Belediyesi, Botaş, Osmangazi ve Anadolu Üniversiteleri, Başak Kiremit, özellikle TCK yani Karayolları Bölge Müdürlüğü sahteciliklerle soyuldu. Hepsine ihbarlarda bulundum. Hepsi de hırsızlıkları kabullenerek olayları kapattılar. Bunların içinden bazıları devletin kurumlarıdır. Sorumluları yasalar önünde hesap vermelidir.

           AKP kurucusu Ilgaz çetesinin ABACI ile ortak işlettikleri BUDA isimli bar’da uyuşturucu satılmaktadır. İlgili makamları ısrarla uyardım. AKP kurucuları oldukları için, ilgili makamlar ihbarlarımı ısrarla kapattı. Uyuşturucuyu BUDA BAR’a temin eden şahıs, Ilgaz çetesinin ortağı Asım Çınar’dır. Araştırınız…

           AKP’nin kurucusu Ilgaz çetesi, trafik polislerini de rüşvetleriyle ihya ettiler. Çukurhisar Bölge Trafik’teki memurlarımız köşe oldular. Bu olayları Cemil Çiçek’e bizzat bildirdim. Sonrasında cezaevine postalanarak susturuldum. Ayrıntılar internet sitemdedir, lütfen inceleyiniz…

           SONUÇ: Yasadışı işlerden vaz geçmeyen AKP kurucusu Ilgaz çetesi, şahsımı öldürmek için iki defa pusu kurmuş, bu pusulardan birinde ordumuzun şerefsiz bir albayını kullanmış, evime iki defa baskın düzenlemiş fakat canımı alamamış, savcılara ve hakimlere rüşvetler yedirerek şahsımı sekiz sene hapse mahkum ettirmiş, seçme ve seçilme haklarımı mahkeme kararıyla elimden aldırmıştır. Yani Kenan Akkuş, devletine ve adaletine hizmetinin karşılığını işte bu şekilde ödül olarak almıştır. Şimdi de İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmiştir. “Deli Raporu” olursa, AKP’nin kurucusu Ilgaz çetesi, belgeli yasadışı işlerden AK’landırılacaktır.   İşte Adalet…

          Sayın Vali,

          Hainlerin cirit attığı Eskişehir’imize hoş geldiniz.

          Vali Kadir Çalışıcı, şahsıma destek verdiği için görevinden alındı. Namuslu, şerefli, onurlu, dürüst, Allah yolunda giden güzel bir insandı. AKP kurucusu Ilgaz çetesi, Vali Kadir Çalışıcı’ya rüşvet yediremedi. Başbakan’ımız Tayyip de düzene uymayan  bu şerefli Valimizi harcadı, kızağa çekti. Oysa Kadir Çalışıcı gibi bir vatan evladı az bulunur. Kirli işlerin bozamadığı bir yürek.

          Sayın Vali, şimdi sıra sizde. Hainlere özerklik sunulmuş bir şehri yöneteceksiniz.  Eğer şahsıma “deli raporu” aldıramazlarsa  çok sayıda belgelere ve suçlara tanıklık edeceksiniz.

          Sayın Başbakan’ımız sizi özellikle Eskişehir’e atadığına göre, inanıyorum ki bir bildiği var. Kadir Çalışıcı’nın beceremediklerinden…

          Sayın Vali,

          Vatandaş Kenan , Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun adaletine gönüllü  hizmet eder. AKP kurucusu Ilgaz çetesinin beş adet sülüğü dışında hiçbir kimseyle alıp veremediği yoktur.  Üstelik lekesi ve sabıkası da yoktur. Devletin var olan yasalarından taviz vermez. Parayla değil, yüreğiyle iş yapar. İstese belediye başkanı bile seçilir.  Fakat gözü Adalet Bakanlığı’ndadır. İşte bu sebeple 2012’yi sabırla bekler…

          Şehrimizdeki hainlerin siz Sayın Vali’yi bozamayacağını ümit eder, görevinizde başarılar dileriz.

          Makamınıza saygılarımızı sunarız. 20/01/2009

                                                                                                 

                                                                   Vatandaş Kenan

 

                            ŞİMDİ SAYIN VALİ'MİZE SORALIM

                  Sayın Valimiz,

               Yukarıda okumuş olduğunuz yazı bir buçuk aydır yayınlanmakta. Yaptığım araştırma bu yazıyı okuduğunuzu söylüyor.  Fakat siz, Ilgaz mafyasının talan ettiği 2700 senelik birinci dereceden sit alanını ziyaret etmek yerine, aşağıda fotoğrafı olan  Şarhöyük kalıntılarına ilgi duyuyorsunuz ve ziyaret ediyorsunuz.

                İşte ziyaret edip hayran kaldığınız Şarhöyük kalıntıları:

                               

              Bu höyük Eskişehir'in dışında ve kuzeyinde bulunmakta olup, antik camlar, maden parçaları, birinci dünya savaşından kalma fişek kovanları, altın sikkeler ve Osmanlı keramikleri çıkarıldı.  Kazılar devlet eliyle devam etmektedir.  Üstelik bu höyüğün çapı 450 metredir.

                Şimdi de siz sayın Vali'nin ziyaret etmeye değer görmediği Sümer Mahallesi'ndeki Kral Midas'ın Höyüğüne ve Frigya Antik Kenti'ne gidelim:

              Bu höyük ve antik kent, Eskişehir'in göbeğindedir. İl Kültür ve Turizm Müdürü Ali Osman Gül'ü çağırın makamınıza, yukarıdaki mektubum hakkında neler yumurtlayacak, dinleyin... Nasıl olmuş da talan edilmiş bu birinci dereceden korunması gereken sit alanları? 35 kaçak villa için kimler rapor düzenlemiş? Ilgaz mafyası bu sit alanına lüks villalar dikerken, bitişikteki tarla sahibi köpek kulübesi dahi yapamıyor. Emrinizdeki makamlara rüşvet vermeyen Fahri isimli bu vatandaşın, sahip olduğu tarlasına köpek kulübesi yapmaya hakkı yok mu? Bu nasıl bir düzen sayın Vali? ADİ DÜZEN mi? ADİL DÜZEN mi? El insaf...

               Devlet,  1200 metrekarelik Şarhöyük gibi önemi az sit alanını korumayı beceriyor da, 60 bin metrekarelik Frigya harabelerini korumaktan aciz mi kalıyor? Hülya Çopuroğlu isimli devletin müdürü, kültür varlıklarımıza sahip çıkmak yerine mafyalara sahip çıkmıştır. Bu hizmeti karşılığında ne kadar rüşvet yemiştir? Milli servetlerimiz Ilgaz mafyasına ve Yılmaz Büyükerşen'e peşkeş çeken devletimin müdürlerinden siz sayın Vali ifade almayacaksınız da ne iş yapacaksınız?

               Şehrimizin göbeğindeki 60 bin metrekarelik antik kent ilginizi çekmeyecek de ne çekecek, Sayın Vali? Midas'ın yağmalanan mezarına ilgi duymayacaksanız, bunlara sahip çıkmayacaksanız ne işiniz var bu şehirde? Görevinizi yapmayacaksanız, alın pırtınızı gidin. Eskişehir halkı olarak sülük sürüngen mafyalardan ve rüşvetçi Büyükerşenlerden bıktık. Biz bu şehirde görevini layıkıyla yapacak adam gibi adam istiyoruz. Eskişehir'e sahip çıkacak helal lokma yemiş şerefli insanlar istiyoruz.

               Unutmayınız: Ilgaz mafyası, Kral Midas'ın mezarından 600'den fazla altın heykel çıkardı.  Altın ve gümüş takılarla birlikte binlerce eşya  yasadışı yollarla çıkarıldı, yine yasadışı yollarla satıldı. Eskişehir Jandarmasının, Eskişehir Kaçakçılık Şubesi'nin, Eskişehir hakimlerinin  ve Eskişehir Savcılarının haberi yok mu sanıyorsunuz?  Hepsi de Ilgaz mafyasının ve Büyükerşen'in suçbirlikçileri... Bu işin peşini bırakmayacağım ve hepsini kodese göndereceğim. Hem bu devletin maaşını alıyorlar, hem Ilgaz mafyasından rüşvetlerini... Zehir zıkkım edeceğim hepsine. Yedikleri rüşvetler kıçlarından kan olup akacak. Neler yapacağımı sabredip görün..

           Uçurulan tarihimizin maddi değeri ne kadar biliyor musunuz?

           10 milyar YTL = 10 Katrilyon TL...

            Siz, hırsız Ilgaz mafyasının ve Rüşvetçi Büyükerşen'in defterini düremezsiniz. Onu ancak Vatandaş Kenan becerir.  Fakat bu hırsızlıkların ve rüşvetlerin hesabını  Ali Osman Gül'e ve Hülya Çopuroğlu'na  sormak mecburiyetindesiniz. Hatta bu suçbirlikçilere ilave bir müdür daha var: M. Dursun Çağlar... Bu rüşvetçilere yasadışı işlerin hesabını sorunuz. Başka şansınız yok. Çünkü devlet adına hesap soracak tek yetkili mülki amir sizsiniz. Frig antik kentinin pafta ve parsel numaralarını, krokilerini, bilgi ve belgelerini  bu müdürlerden talep ediniz. Vermezlerse şahsımı makamınıza davet ediniz.

             Kültür varlıklarımıza ilgi duyan biri olduğunuz söyleniyor. İlginiz hangi boyutlarda, göreceğiz...

             Bu miras Türk Milletinin malıdır. Ne Ilgaz mafyasının... Ne de Rüşvetçi Büyükerşen'în...

               Saygılarımla...   28/02/2009   

 

                         ESKİŞEHİR VALİSİ NE YAPMAK İSTİYOR? (Tıkla)

                             ESKİŞEHİR VALİSİ HAİNLERİN KUKLASI

 

 

                                 BAŞBAKAN TAYYİP'E SORUYORUZ

                  70 adet kaçak villanın bulunduğu aşağıda fotoğrafı görülen arazi, birinci dereceden korunması gereken sit alanı mı, değil mi?  Eğer zerre kadar namus, şeref, haysiyet, onur sahibi isen,  bu soruyu cevaplarsın.

                           

                                  BAŞBAKAN TAYYİP'E SORUYORUZ

                  Aşağıda fotoğrafı görülen yağmalanmış höyük, 2600 yıl önce yaşamış Frigya Kralı Midas'ın mezarı mıdır, değil midir?     Eğer zerre kadar namus, şeref, haysiyet, onur sahibi isen,  bu soruyu cevaplarsın.